|
![]() | |
www.Sanalalan.com Gıda Şirketleri Zeytinyağı Fabrikaları |
| Gemlik Zeytinyağı Zeytinyağı Fabrikaları Zeytinyağı, Gemlik Zeytini, Gemlik Zeytinyağı, Gemlik Zeytinyagi,Zeytinyağı Fabrikaları Zeytinyağının Faydaları,ZEYTINYAGI, Zeytin Yagi, ZEYTİNYAĞI, Zeytin Yaginin Faydaları,Zeytin yagi yararlari SAF ZEYTİNYAĞI -2- “Efendim selam eder, afiyetli günler dilerim. 15 Ocak 2008 Salı günkü köşenizdeki SAF ZEYTİNYAĞI başlıklı yazı, zeytin bölgesinde olmamızdan ötürü dikkatimi çekti. Şu anda bizim burda (Manisa) saf denilen yani, 1 asit 2 asit diye ifade edilen ve SIZMA diye tabir edilen ince zeytin yağlarını bilmekte ve kullanmaktayız. Fiyatları da 6 ile 7 YTL arasında. Sizin yazınızda belirtilen 170 YTL iştahımı kabarttığından araştırma yaptım. Torbalı’da bulunan (Eski Kartal Makarnaları’nın sahiplerinin) VERDE ZEYTİNYAĞLARI A.Ş.’nin genel müdürü olan tanıdığıma telefon ederek bu konuda bilgilendirmesini rica ettim. Faruk Bey uzun uzadıya bununla ilgili bilgileri anlattı ve bu bilginin doğru olmadığını, saf zeytinyağlarının üretildiğini ve dünya pazarlarına sunulduğunu belirtti. Kullanılan kimyasal maddenin de boyahanelerde kullanılan olmadığını, gıda tüzüğüne uygun sadece olgunlaşmamış zeytin hücresinin yağı kolay bırakması için bazen kullanılan bir madde olduğunu belirtti. Eksik ve ifade yanlışlıkları olmakla beraber edindiğim bilgi bu, sizlerle paylaşmak istedim. Hoşgörünüze sığındım.” http://www.gemlikzeytinyagi.com |
| Kulaklı Zeytinyağı Fabrikaları Zeytinyağı Fabrikaları 1968'den bu yana"Kulaklı Zeytinyağı Fabrikaları Kayadan Gelen Mucize" 3 nesildir, Aydın Söke'de...Küçükceylanlar Zeytinyağı Fabrikası Kolesterol’e zeytinyağı ile çözüm Türk mutfağının baştacı, sağlıklı yemeklerin vazgeçilmez çeşnisi olan zeytinyağının mükemmel bir “anti kolesterol” olduğunu biliyor musunuz? Belfast Queens Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, günde 1-2 kaşık zeytinyağı kolesterol, kalp ve şeker hastalıkları yanında, kadınlarda meme kanseri riskini de yüzde 45 azaltıyor. Tansiyon üzerinde de dengeleyici etkisi görülen zeytinyağı Türkiye’de Ege ve Akdeniz bölgeleriyle Yunanistan, İtalya ve İspanya’da çok miktarda tüketiliyor. Araştırma, zeytinyağı tüketiminin çok olduğu bu ülkelerde; kalp, damar sertliği,tansiyon, şeker ve kolesterol hastalıklarının katı yağ kullanan Avrupa ülkelerine göre çok az olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 5000 yıldan beri Akdeniz ülkelerinde üretilip kullanılmakta olan zeytin ve zeytinyağının terkibinde; olein, palmitrik, setarik ve linolik asitlerin gliseridleri, hidrokarbonlar ve E vitamini vardır. Ev ilaçlarında zeytinin tanesi, yaprakları, kabukları ve yağı kullanılır. Zeytinyağının bilinen en önemli faydası anti kolesterol bir yağ olmasıdır. Sadece soğuk sıkım zeytinyağları tedavi amaçlı kullanılır. E vitamini açısından zengin olduğu için kolestereolü düşürmeye yardımcı olur. Hücre yenileyici, kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Cilt ve deri hastalıklarına da iyi gelen zeytinyağı aynı zamanda kabızlık tedavisinde de kullanılır. Egzama kaşıntılarını azaltır; kuru cilt, saç ve kafa derisini nemlendirir. Zeytinyağı, vücutta oluşan mayanın mantara dönüşmesini önlediğinden yemeklerde sık sık kullanılmalı veya zaman zaman bir miktar içilmelidir. Zeytinin mantar ve balık zehirlenmelerine karşı etkili olduğu söylenmektedir. Soğuk sıkım bir kaşık zeytinyağı bu semptomları ortadan kaldırabilir. Ayrıca zeytin; çok yorgun, bitkin ve iyimserliğini kaybetmiş kişilere canlandırıcı olarak tavsiye edilir. Zeytin, kişileri rahatlatıp hayata karşı daha dengeli bir yaklaşım geliştirmelerine yardımcı olur ve canlılık verir. 5000 yıldır Akdenizlilerin sofrasında Doğu Akdeniz kökenli bir sebze olan zeytin M.Ö. 3000 yılından beri Akdeniz insanının sofrasından eksik olmamaktadır. yetiştirilmektedir. Zeytin tek başına yendiği gibi; zeytinyağı da hem yemek pişirmede hem de lamba ve kozmetik yağı olarak kullanılmıştır. Bir zeytin tanesinin tüm ağırlığının % 18’i yağdır. Zeytinyağları üretim metotlarına göre sınıflandırılırlar. Virgin diye adlandırılan zeytinyağı; zeytinin ilk sıkımından ortaya çıkan, rafine olmayan bir yağdır. Bu yağda bulunması gereken azami yağ asidi (oleik asit) miktarı % 4’tür. Saf diye adlandırılan zeytinyağları genelde ilk ve ikinci sıkımın karışımıdır. Ağaçtan koparılan zeytin yenmeden önce bazı işlemler görür. Romalılar zamanından beri süregelen bu işlem, zeytinin küllü suya bastırılıp bekletilmesiyle başlar. Sonra bu zeytinler durulanarak süzülür. Eski zamanlarda yağ çıkarmak için sıkılan zeytinlerden arta kalan posa; tarlalarda zararlı otların temizlenmesi için; böcek ilacı ve deri parlatıcısı olarak kullanılmıştır. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yetişen zeytinlere farklı işlemler uygulanmaktadır. Yunan zeytinleri doğrudan salamura edilirken, kaliforniya zeytinleri önce renginin sabitlenmesi için demir glükonata daldırılmakta, sonra küllü suyla yıkanıp hemen salamura edilmektedir. Bir kaşık zeytinyağı ile kansere dur deyin Akdeniz ülkelerinin harika ağacı zeytinin kökü, dalı yaprağı, meyvesi, çekirdeği, yağı ve hatta tortusu bile şifa kaynağıdır. Türk mutfağındaki, özellikle kahvaltı sofralarındaki vazgeçilmez yeri bir kenara, içerdiği birçok vitamin ve mineral, hem zeytini, hem de zeytinyağını “baştacı” etmemizi adeta zorunlu kılıyor. Çünkü; zeytinyağı, kanserden kolesterole, kalp rahatsızlıklarından şekere kadar birçok hastalık için şifa kaynağı. Geçtiğimiz aylarda Amerika Kanser Derneği tarafından, zeytinyağının insan sağlığı açısından önemini ortaya koyan bir açıklama yaptı. Açıklama şuydu: Her gün içilecek bir kaşık saf zeytinyağı, kanser riskini yüzde 45 azaltıyor. Amerika’nın ünlü Archives of International Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, günde bir kaşık zeytinyağı almak ve buna bağlı olarak diğer yağ alımlarını azaltmak, meme kanserine yakalanma riskini yüzde 45 azaltıyor. Araştırmaya göre; Akdeniz ülkelerinde kanserden ölümlerin dünya ortalamasının çok altında olmasının sebebi de, bu ülke insanlarının bol bol zeytinyağı kullanmasında yatıyor. Hem enerji hem sağlık Tarih boyunca pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmış bir besin olan zeytin yağının vücuda faydaları oldukça fazla. Zeytinyağının en önemli özelliği, besleyici olması ve vücuda enerji vermesi. Ayrıca cildi güzelleştirmesinin yanı sıra içerdiği azotlu maddeler yardımı ile tok tutma özelliğine de sahip. Karaciğer, safra kesesi ve böbrek hastalıklarına da iyi geliyor. Zeytinyağı, böbreklerin temizlenmesine ve böbrek taşlarının düşmesine de yardımcı oluyor. Damarları açma özelliği sayesinde, kalp ve damar sağlığı için de en faydalı yağ çeşidi. Herşeyden önce zeytinyağının hazmı son derece kolay. Bitkisel esaslı olduğu için kolesterol tehlikesi yok. Her vitamin var Kalp ve damar hastalıklarının kontrol altına alınabilmesi için mutlaka zeytinyağına dönük bir beslenme biçiminin tercih edilmesi öneriliyor. Doğadaki besinlerde çok kolay bulunmayan E vitamini zeytinyağında bol miktarda bulunuyor. Bu da hücre yenilenmesinde çok etkili. Bunun dışında A, K, D vitaminleri de içeriyor. D vitamini en çok güneş ışınlarında var, biliyorsunuz. Ve bu vitamin kemiklerin gelişiminde önem taşıyor. Zeytinyağı da önemli bir D vitamini kaynağı. Bütün bunlara bakınca, zeytinyağını soframızdan eksik etmememiz gerektiğini daha iyi anlıyoruz. Özellikle çocukların mamalarına bir iki damla zeytinyağı eklemek çok faydalıdır. Çok az tüketiyoruz Dünya Sağlık Teşkilatı’nın verilerine göre; kişi başına en fazla zeytinyağı tüketen ülkelerin başında 21 kilogram ile Yunanistan geliyor. Bunu 11.5 kilogram ile İtalya ve 10.4 kilogram ile İspanya izlemektedir. Türkiye ise zeytinyağı tüketiminde 0.8 kilogram ile en alt sıralarda yer almaktadır. Bu da ülkemiz insanlarının zeytinyağı kullanma alışkanlığının ne kadar az olduğunu ve ne kadar sağlıksız beslendiğini ortaya koymaktadır. Zeytinyağlı reçeteler Kaliteli zeytinyağının en önemli merkezlerinden biri olan Ayvalık’ın Ziraat Odaları Başkanı Ahmet Sucu, Bir süre önce, zeytin ve zeytinyağının tıbbi özellikleriyle kullanıldığı yerleri içeren bir kitap hazırlamıştı. kitapta, zeytinyağı ile hazırlanmış çeşitli şifa reçetelerine de yer verilmiş. İşte bunlardan bazıları: Kalp ve karaciğer hastalığı: Sabahaları aç karnına bir çorba kaşığı içilmelidir. Tansiyon - yüksek kolesterol: Dört çay bardağı suya, 20 tane zeytin yaprağı konulur. Üç çay bardağı su kalıncaya kadar kaynatılıp, süzülür. Günde bir çorba kaşığı içilir. Nezle ve grip: Zeytin ağacı ve yaprakları kaynatılarak, buharı teneffüs edilir. Yara ve iltihaplar: Yaprakları ile çok körpe dalları dövülerek yara üzerine konulur. Bu, cildi delerek, iltihabı dışarı akıtır. Siyatik için de uygulanır. Şeker hastalığı: Zeytin tanesi, iştah açmada, pankreas bozukluğu ve tembelliğinde, şeker hastalığında iyileştirici özelliğe sahip. Yemeğe başlamadan 35-40 damla zeytin özünün, bir bardak suya damlatılarak içilmesi öneriliyor. Zatürree: Dört saat arayla birer çorba kaşığı zeytinyağı içilmeli... Zona: Yakıcı ağrılara neden olan bu cilt hastalığında önce 1/1 oranında karıştırılan su ve sirke ile kompres yapılmalı, ardından zeytinyağı ile masaj yapılmalıdır. Yüksek ateş: 50 gram zeytinyağı bir litre su ile akrıştırılıp kaynatıldıktan sonra, yemeklerden önce birer çay bardağı içilirse ateşi düşürür. Egzama: Üç çorba kaşığı zeytinyağı, üç çorba kaşığı çiğ süt ve üç çorba kaşığı su iyice karıştırılıp, egzamaya sürülür. Zeytin Yağının Diğer Faydaları Kansızlığı giderir. Karaciğer ve Pankreas’ın muntazam çalışmasını sağlar. İçerdiği yüksek lif sayesinde kabızlığı önler. İdrar söktürür. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek ağrısını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalb çarpıntısını giderir. Patlıcan alırken ağır olmasına özen gösterin. Ayrıca mor rengin sebzenin her tarafına eşit dağılıp dağılmadığını kontrol edin. Cilt hastalıkları, şeker, mide, bağırsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar patlıcan yememelidir.. Zeytinyağı kanseri önlüyor JAPONYA'da yapılan bir araştırmaya göre güneş banyosundan sonra cilde zeytinyağı sürmek kişiyi cilt kanserine karşı koruyabilir. Uzmanlara göre, mor ötesi ışınlar, cilt hücrelerine zarar vererek, serbest radikallerin oluşmasına neden oluyor. Zeytinyağında bulunan vitaminler ise bazı hallerde cilt kanserine bile neden olan serbest radikalleri temizleyebilir. Kobe Tıp Fakültesi'nde konuyla ilgili bir deney yapıldı. Tüysüz farelere haftada üç gün güneş banyosu yaptırıldı. Bir grup fareye güneş banyosundan 5 dakika sonra normal ya da extra virgin zeytinyağı sürüldü. 18 hafta sonra ciltlerine yağ sürülmeyen farelerde cilt tümörleri oluşmaya başladı. Ciltlerine zeytinyağı sürülen fareler ise daha iyi durumdaydı. Zeytinyağ sürülen farelerde tümör oluşumu diğer farelerden 6 hafta sonra görülmeye başlandı. Ancak bu tümörler diğerlerine göre daha küçük ve daha azdı, cilde verdikleri zarar da daha hafifti. Ancak uzmanlar, zeytinyağının güneşyağı olmadığını ve ultraviyole ışıkları engellemeyeceğini söylüyorlar. Zeytinyağının tarihçesi 1000 yıllık ağaçların sırrı Yeryüzünde bin yaşın üzerinde çok sayıda zeytin ağacının varlığı herkes tarafından biliniyor. Bunun sebebi bilimsel olarak şöyle açıklanıyor: Zeytin yapraklarının ihtiva etmiş olduğu “Oleuropein” maddesi zeytin ağaçlarını hastalık ve zararlılardan koruyor. Ayrıca zeytin yapraklarından çıkan “Kalsiyum Elenolaten” maddesi de zararlı virüs, bakteri ve mantarları yok etme özelliğine sahip. Bu maddeler zeytin ve zeytinyağı ile birlikte alındığında insanlarda oluşan Herpes virüsü ve yorgunluk gibi problemleri ortadan kaldırarak kişilerin daha enerjik ve sağlıklı olmasını sağlıyor. İzmir’in Urla ilçesindeki antik kent Klazomenai’de bulunan ve Komili Zeytinyağı’nın sponsorluğunda gün ışığına çıkartılan 2500 yıllık zeytinyağı işliği kazısında yeni bulgular elde edildi. Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Komili’nin sponsorluğunda Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Arkeolog Prof.Dr. Güven Bakır’ın başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının zeytinyağı evriminde önemli bir adım olduğu vurgulandı. Temmuz ayından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında geçen yıl tamamen ortaya çıkartılan işliğin çevresinin kazıldığını söyleyen Prof.Dr. Bakır, çalışmalarda iki ana deponun tamamen ortaya çıktığını belirtti. M.Ö. 6. yüzyıla ait işliğin, bugüne kadar yürütülen bilimsel kazılar arasında bütün alt yapı elemanları ile birlikte açığa çıkarılan ilk; zeytinyağı üretimi yapan fabrika niteliğine ulaşmış işliklerin Anadolu’da ele geçen en eski ve tek örneği olma özelliği taşıdığı bildirildi. Yapraklı sebzeler ve zetinyağı gözleri besliyor Ispanak gibi yapraklı sebzelerin zeytinyağıyla yenilmesinin gözlere yararlı olduğu belirlendi. Yapraklı sebzelerin içinde, gözlere yararlı lutein bileşiminin bulunduğunu belirten araştırmacılar, bu tür sebzelerin zeytinyağıyla yenilmesi halinde luteinin vücut tarafından daha çok emildiğini belirlediler. Bir çay kaşığı katkısız zeytinyağı, yapraklı sebzedeki lutein miktarının yüzde 88’inin vücut tarafından emilmesini sağlıyor. Söz konusu araştırmayla ilgili bilgi veren ABD’deki Real Age grubuna göre, günde 5 kez sebze yiyenler, 4 yaş daha genç gösteriyorlar Bunun üzerine birde Zeytinyağlı barbunya tarifi gider BARBUNYA, benim yaz-kış severek yediğim sebzelerden. Hele zeytinyağlısının tadına doyulmaz. Barbunya, her ne kadar taze tüketilse de aslında kuru baklagillerdendir. Belki de yazın kuru fasulyesi desek daha doğru olur. İçki sofralarının mezesi, zeytinyağlıların baştacı. Barbunyada neler var? Besin değeri nedir? Enerji değeri kuru fasulyeyle hemen hemen aynı kaloriye sahip, demir, kalsiyum zengini de olan barbunya tam bir baklagil. Bu nedenle C vitamini içermiyor ama bütün B vitaminleri yeterince var. Sodyumdan fakir, potasyumdan zengin olduğu için hipertansiyon hastaları için ideal bir yemek. 100 gramında 63.7 kkal karbonhidrat içerir.Bu yüksek orandaki karbonhidrat, şeker hastaları ve zayıflamak isteyenleri hep korkutmuştur. Oysa barbunya ve diğer baklagillerde bulunan karbonhidrat şeker gibi basit değil, birleşiktir. Bu da kan şekerinin yavaş yavaş yükselmesini sağlar. Bol posa içerir ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Bu özelliğiyle tokluk hissini artırır, kanserojen maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Daha ne sayayım? Barbunyada yok yok. Öyleyse eskilerin dediği gibi fazla söze gerek yok. Size kendi zeytinyağlı barbunyanın tarifini veriyorum. Malzemeler: 500 gram ayıklanmış taze barbunya 3 küçük domates 1 orta boy soğan 1 orta boy havuç 1 sivri biber 1-2 diş sarımsak 1 yemek kaşığı şeker 1 tatlı kaşığı tuz 5 yemek kaşığı zeytinyağı 1/4 demet maydanoz Yapılışı: Bir tencereye yağ ve küçük doğranmış soğanlar konulup hafifçe çevrilir. Temizlenmiş ve dörde bölünmüş havuçlar ve biber karışıma eklenip bir süre harlı ateşte pişirilir. Kabukları soyulmuş küçük doğranmış domatesler ve dörde bölünmüş sarımsaklar da tencereye konulur. Birkaç dakika karıştırılarak ateşte çevrilir. Önceden haşlanmış barbunya şeker ve tuz konulup biraz daha harlı ateşte pişirilir. 1-2 bardak sıcak su tencereye konulur ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte barbunya ve havuçlar yumuşayana kadar pişirilir. Üzeri maydanozla süslenip ılık olarak servis edilir. Türk zeytinyağı sektörünün önde gelen firmaları tarafından üretilen zeytinyağları Japonya'da görücüye çıktı. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nin sponsorluğunda Tokyo'da düzenlenen Türk Gastronomi Günleri kapsamında Japonlara altı değişik zeytinyağı tattırıldı. Japon zeytinyağı uzmanları ve gurmeleri markalarını bilmeden tattıkları zeytinyağlarına puan verdiler. Four Seasons Oteli'nde düzenlenen ve Türkiye'nin Tokyo Büyükelçisi Yaman Başkut ile sefire Filiz Başkut'un da katıldıkları Türk Gastronomi Günleri'nde Profesör Artun Ünsal Türk Mutfağı'nın tarihi ve genel özellikleriyle ilgili bir konuşma yaptı. Hürriyet yazarlarından Tuğrul Şavkay ise zeytinyağının Türk Mutfağı'ndaki yerini ve iyi bir zeytinyağının özelliklerini anlattıktan sonra Japon konuklara şarap bardaklarındaki Türk zeytinyağlarını tattırdı. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nin ciddi kampanyası sayesinde zeytinyağı tüketimini yüzde 30 oranında arttıran Japonlar'a bu arada Türk şefleri Aybek Şurdum, Burhan Toprak ile Hünkar Lokantası'nın sahibi Feridun Ugümü'nün hazırladıkları yemekler ikram edildi. Zeytinyağı uzmanları ve gurmelerin yanısıra lokanta sahipleri, ithalatcı firma temsilcileri, yemek okulları yetkililerinin bulunduğu yaklaşık 100 kadar Japon davetli Türk zeytinyağı ile hazırlanan yemeklere büyük ilgi gösterdi. Türk yemeklerinin özellikle yeni tad arayışında olan gençler arasında büyük rağbet gördüğünü belirten Osmanlı uzmanı Profesör Tadashi Suzuki'ye göre, Türk yemekleri kurslarına katılan Japon genç kızların sayıları giderek artıyor. İstanbul ve Türk mutfağıyla ilgili iki kitabı olan Profesör Suzuki, Akdeniz diyetinin Japonya'daki popülaritesinin artmasının Türk mutfağının tanınmasına ve dolayısıyla Türk zeytinyağının tüketilmesine yol açtığını belirtti. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nin verilerine göre, damak tadları farklı olmasına rağmen zeytinyağı diyetine Amerikalılar'dan çok daha çabuk ısınan Japonlar zeytinyağı üreticileri için ciddi bir pazar oluşturuyorlar. Bu yüzden Türk zeytinyağı üreticilerinin, kendilerine önerilmesine rağmen Tokyo'ya gelmemeleri ‘‘önemli bir fırsat kaçtı’’ şeklinde yorumlandı. http://www.kisirzeytinyagi.com |
| Ayvalık Kırma Zeytin Siyah Sele Zeytin Zeytinyağı Fabrikaları Ayvalık Kırma Zeytin Siyah Sele Zeytin Yeşil Çizik Zeytin Kırma Domat Zeytin Kahvaltılık zeytin Naturel Birinci Naturel Sızma Özgün Zeytincilik A.Ş. Zeytinyağına 40 cent prim 400 bin zeytin üreticisi aileyi yakından ilgilendiren zeytinyağı üreticisine kilogram başına 40 cent prim ödemesi dün başladı. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, ödemenin geciktiğini, bu yüzden ödemelerden üreticilerin büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Zeytinyağı üreticisine ödenecek toplam prim tutarı 35 trilyon lirayı bulacak Lio, Almanya’nın Köln kentinde 2 yılda bir gerçekleşen ve kendi alanlarında en büyük firmaların yer aldığı Anuga’99 Fuarı’na katıldı. Lio’nun zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı ürünlerini tanıttığı fuarda 130 ülkeden 6 bin 550 firma ve 195 binin üzerinde ziyaretçi topluluğu yer aldı. Aslında ülkemiz zeytin ve zeytinyağı üretiminde oldukça köklü bir tarihe sahiptir. Ancak, tıpkı üzüm ve şarap üretiminde olduğu gibi, çeşitlilik ve yüksek kalitede ürün çıkarma konusunda birkaç yıl öncesine kadar dünya markaları arasında geri kalmış sayılabilirdi. Ne mutlu ki, her iki alanda da girişimci firmalar rekabeti artırmayı başardılar. Zeytinyağının da tıpkı şarap gibi, türlü aşamalardan geçerek, meyvesinin yöresine, cinsine ve işlenme şekline göre farklı keskinliklerde üretildiğini yeni yeni öğreniyoruz. "Ne Extra Oleas" yani "Sadece Zeytin" adıyla raflarda yerini arayan yüksek kalitede yağ üreten yeni bir markanın tanıtım broşüründe zeytin ve zeytinyağı hakkında öyle güzel detaylar yakaladım ki, bunları sizlerle paylaşmadan geçemedim. Mesela Romalılar "zeytin"e önce "olea", sonra "oliva" daha sonra da dayanıklı olduğu için "vivax oliva" yani "yedi canlı" adını koymuşlar. Gerçekten zeytin ağacının her parçası, her döneminde sayısız faydalar sağlar insana. Ağacı, meyvesi, yağı, çekirdeği, yaprağı, ayrı ayrı pek çok işe yarıyor zeytinin. http://www.ozgunzeytin.com |
| Çetin Zeytincilik Zeytinyağı Fabrikaları Ege'de zeytinyağı en ideal güneş yağı olarak kullanılıyor. Yazın güneşlenirken saç derisini yağlamayı unutan hanımların yaz sonunda saçları dökülür. Bunun önlemek için saçınıza zeytinyağı maskesi uygulamalısınız. Öksürüğü kesmek için bir çorba kaşığı saf zeytinyağı hafifçe ısıtılıp içine bir tutam karabiber atılıp içilir. Öksüren küçük çocukların göğsüne zeytinyağı sürülüp, üzeri pamuklu bir bezle örtülür. İki çorba kaşığı naturel veya sızma zeytinyağı hafifçe ısıtılıp içine bir çorba kaşığı limon suyu karıştırılınca elde edilen karışımda parmak uçlarınızı 2-3 dakika bekletirseniz ideal bir tırnak bakımı yapmış olursunuz. http://www.cetinzeytincilik.com |
| Başer Gıda San. Tic. A.Ş. Zeytinyağı Fabrikaları Çin Seddi’ni zeytinyağ ile aştık Türk zeytinyağı, yoğun olarak soya ve yer fıstığı yağı tüketilen Çin mutfağına girmeye başladı. Geçen yıl Çin’e “Medoliv” markası ile kutulu zeytinyağı ihraç etmeye başlayan Başer Gıda, 5. parti siparişini de gönderdi. Başer Gıda Satış ve Pazarlama Direktörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Altay Ayhan, Çin’de gelir düzeyinin yüksek olduğu Shang Hai ve Pekin gibi şehirlerde Akdeniz mutfağına bir ilginin bulunduğunu belirterek, bunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayhan, Akdeniz mutfağına ilgi duyan bu kesimin, zeytinyağı yanında ekmek ve makarna tüketimine de yöneldiklerini belirtti. Türkiye’de zeytinyağının yüzde 90’ının dökme, yüzde 10’unun ise markalı-kutulu ihraç edildiğini, halen dökme zeytinyağının tonunun bin 800-2 bin, kutulu zeytinyağının tonunun ise 3 bin 500-4 bin dolara satıldığını hatırlatan Ayhan, Çin’de “Türk zeytinyağı” imajının yerleştirilmesi açısından kutulu ihracatın önemine işaret etti. Çin’in zeytinyağı açısından yeni ve iyi bir pazar olduğunu, bu pazarda İtalya ve İspanya’nın yoğun tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Ayhan, kendilerinin de “Medoliv” markasıyla market raflarında yerlerini almaya başladıklarını kaydetti. Yoğun olarak soya yağı kullanan Çin’de zeytinyağı ithalatının 28-30 bin tona ulaştığına işaret eden Ayhan, Çin’de “doğru konumlama yapması, ürün geliştirmesi, tanıtım-promosyon yapması, kalıcı olması” halinde, Türkiye’nin de yeni açılan bu pazarda iyi bir yer edinebileceğini kaydetti.Eski idare lambalarına benzer, ama biraz daha tombul. Boyun kısmındaki etikete takıldı gözüm. Üzerinde, nedense üzerimde Rum olduğu etkisini bırakan bir eski zaman güzelinin resmi var. Sanki siyah-beyaz bir fotoğrafmış da, sonradan renklendirilmiş gibi. Fotoğrafın altında koparılmış bir zeytin dalının ilk harfine asılı durduğu markası, 'Adatepe' adı. Altınlarla süslü başlığını çapkınca yana yatırmış Rum güzelinin resminin solunu ise, 'hakiki sızma zeytinyağı' sözü çevrelemekte. Şişenin içinde yeşil röfleleri yanıp sönen altın sarısı renkte bir sıvı gözümü almakta. Erken hasat zeytinyağının rengi aslında biraz şişenin koyu rengiyle gizlenmiş. Zeytinyağını unutup güneşte bırakanların hatasını örtmek için düşünülmüş iyi bir tedbir. Hem de bu kadarlık olsun gizem, doğrusu hoşuma gitmiyor değil. ZEYTİNYAĞININ HASI Rengin ötesinde zeytinyağında insanı büyüleyen bir de koku var. Hani o 'meyvamsı' denen kokudan söz ediyorum. Ben bütün kokular içinde zeytinyağında en çok bu kokuyu severim. Hele damaktaki olağanüstü bir meyvamsı tat, o zeytinyağından unutulmaz anılar bırakır insanda. İlk öpüşmenin tadına benzetirim bu tadı, sonsuza kadar unutulmamak üzere hafızaya nakşedildiği için. Çok soylu şaraplarda da aynı hisse kapılırım. Bir daha o tadı asla unutmam. Yıllar sonra bir başka zaman, bir başka yerde karşılaşacak olsam hemen heyecanlanırım. Güzel anıların barbar akınına uğrar zihnim. Yine de bu barbarca akından şikayet etmem. Dino Buzzati'nin kahramanı, çölün ucundaki karakolda Tatarların gelmesini bekleyen kale komutanını oynamayı severim. Tıpkı onun gibi, bir kere daha asla gelmeyeceklerini bilsem bile. İşin amatörlerinin bazan pek sert tepki gösterdikleri bir de 'yakarlık' vardır iyi zeytinyağlarında. Ağızdaki tattan çok, genizde hissedilir. Bir tür ağız arkası tat olarak tanımlanabilir. Aromatik kalıcılık da, meyvamsılıkla birlikte, genellikle bu yakarlıkta gizlidir. İyi zeytinyağları insanın damağını ve genzini yakar. Alev alev değil: tatlı tatlı, hafif bir iz bırakarak. Sanki ben buradan geçip gittim der gibi bir süre sizinle beraber kalır. Damağı birden terketmez. Kalıcılığını hissettirmek ister. İyi zeytinyağlarında buna bir de 'acılık' eşlik eder. Hele erken hasat edilmiş zeytinlerden yapılmış yağlarda bu acılık daha belirgindir. Rengin daha yeşilimsi olması gibi, acılık da daha fazla hissedilir. Ağzı burmayan, hoş bir acılıktan söz ettiğimi söylemeye bilmem gerek var mı? Zeytinyağı kültürüyle buluşmanın zorluğu biraz da bu ayrıntılarda gizli. Çünkü düzayak düşünmeye alışmış olanlar, basmakalıp ağız tatlarına takılmışlar, ürünü sadece şişede görenler bu tür ayrıntıları anlamakta zorluk çeker. Zeytinyağı ile büyüyenler ise, işi bilmenin ötesinde bu yağla doğmuş, bu yağla meshedilmiş ve bu yağ ile bir ömür geçirmiş olmanın deneyimiyle iyinin ve kötünün farkını hissederler. Eskilerin deyimi ile, arife tarif gerekmez. PAZARLAMA SORUNU Üzülerek söylemeliyim ki, Türkiye'de zeytinyağı kültürü ile doğup büyümüş olanların sayısı üretimi canlandıracak düzeyde değil. Hatta elde kalan zeytinyağı bile zaman zaman depolardan taşmakta. Bu da kapının önünde ellerini oğuşturarak bekleyenleri sevindiriyor. İtalya gibi imajını cilalamış ülkelerin zeytinyağcılarına güzelim yağlarımızı varil varil satıyoruz. Onlar da bunları, bazen başka yağlarla harmanlayıp, güzel şişelerde, afili etiketlerle, İtalyan markalarının gözalıcı isimleriyle bütün dünyaya pazarlıyorlar. Biz de, elde kalan yağımızı değerlendirdikleri için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Oysa içimizden bazıları, bunun bir makus talih olmaması gerektiği düşüncesinde. Yazının başında adını andığım iki arkadaş gibi. Komili'nin cansiparane çalışan yöneticileri, Kırlangıç'ın ve Kristal'in sahipleri gibi. Bunlar benim tanıdıklarım. Haluk Yurtkurar ve Mahmut Boynudelik'ı mahçup ve kısa süren bir ziyaret sırasında yeni tanıdım. Eğer tanımadığım başkaları varsa, onları da bilmek isterim doğrusu. Bu insanları birer öncü olarak görüyorum ve çok önemsiyorum. Daha kaliteli ürün elde etme çabaları bile başlıbaşına övgüye değer. Ama onlar daha fazlasını istiyor. Onlar bir dünya markası olma peşinde koşuyorlar. Çıtalarını dünya standartlarının üzerinde bir yerlere yerleştiriyorlar. Sonra da bu çıtanın üzerinden atlamanın antremanlarını yapıyorlar. Her zaman başarıyorlar mı? Doğrusu, hayır. Ama hedefe adeta kilitlenmiş olduklarını da görmemek haksızlık olur. AMATÖR HEYECAN İşin ilginç bir yanı da, son yıllarda zeytinyağında amatör girişimlerin başlamış olması. Birçok yerde elinde bir örnek şişe veya teneke ile dolaşan zeytinyağcılara rastlıyorum. Bunların bir kısmı köylünün pazarlayamadığı ya da ucuza elden çıkartmak istemediği ürünü piyasanın birkaç kuruş üstüne alıp pazarlamaya çalışanlar. Yaptıkları işi asla küçümsemiyorum. Ancak çoğu kez sergiledikleri kuru ve ruhsuz yaklaşımları beni pek çekmiyor. Öte yandan Adatepe'yi yapanlar bir başka sınıfa dahil. Bunlar zeytinyağı işine gönül vermiş insanlar. Öncelikli amaçları daha iyi, daha kaliteli zeytinyağı üretmek. Para onlar için ikinci, hatta üçüncü, belki de daha doğru bir deyişle sonuncu planda geliyor. İyi yapılmış bir işin eninde sonunda mutlaka ödüllendirileceğini bilecek kadar zekiler elbette. Asıl farklı yanları, başarıyı hemen, şimdi maddi bir kazanım olarak görmemeleri. Başarıyı, iyiye endekslemişler. Bunu da makul bir zamana yaymışlar. Handikaplarına gelince... Amatörlükte iyi olan heyecan. Kötü olan ise, bilgi eksikliği. Bunun zamana tahammülü yok. Bilgi eksikliği hemen giderilmeli. Bunun için gereken ölçüde profesyonel bağlantı yapılmalı. Saflık, doğallık elbette çok iyi. Ancak bunu ilkellikle karıştırmamak lazım. Yine de zeytinyağı ile yaşanan aşkı, romansı her şeyden daha çok önemsiyorum. Çünkü sevgi, tek başına, bütün kutsal değerlerin bile üzerinde değil mi? Sonuç olarak, bugün çok mutluyum. Önce sevdiğim bir konuda yazdığım için. Sonra güzel işleri, güzel insanları andığım için. En önemlisi ise, sevginin her engeli aşarak insana mutluluğu getirdiğini bu vesileyle bir kere daha görüp anladığım için mutluyum. http://www.baserungida.com |
| Antgıda A.Ş Zeytinyağı Fabrikaları Antgıda zeytin alımına başladı Ülkemizin ve dünyanın en büyük sofralık zeytin fabrikası işleticisi olduğu belirtilen Antgıda A.Ş’nin, 1999-2000 sezonu zeytin alımlarını, 10 Eylül’den itibaren Aydın ve Nazilli yörelerinde başladığı bildirildi. Firmanın yaptığı açıklamaya göre, Yamalak ve Bozdoğan alım merkezleri bu tarih itibariyle fiilen çalışmaya başladı. Antgıda’nın ürettiği Fora marka zeytinler ise, Zepa A.Ş. tarafından pazarlanıyor.Zeytinyağı mühim konudur. Sağlıklıdır, lezzettir; hatta ‘‘gourmet’’lerin özel tercihidir. Komili de bu konudaki uzmanlardan biridir. Şimdi Komili Tava ile kızartmalar için özel Komili Zeytinyağı'nı piyasaya çıkarttı. Sonuç: Hemen test edip, lezzet olayını fark etmek gerekir Zeytin mucizesi: Bir araştırmaya göre, en yaşlı Avrupalılar Yunanistan'ın Girit Adası'nda yaşıyorlar. Bunun başlıca sebebinin de bol zeytin yemeleri, yemeklerini zeytinyağ ile pişirmeleri, sebze yemeleri ve kırmızı şarap içmeleri olarak açıklandı. Bu gıdaların içerdiği biyoaktif maddeler (yağ asitleri ve E vitamini gibi), bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve yaşlılığı geciktiriyor. İşte bu yüzden de batılı bilim adamları, herkese, günde 2 yemek kaşığı zeytinyağ ve sık sık zeytin yemelerini öğütlüyorlar. http://www.forazeytin.com.tr/ |
| Komili Zeytinyağı Zeytinyağı Fabrikaları Komili Zeytinyağı, bütün zeytinyağı severleri Ege’nin benzersiz yemeklerini keşfe çağırıyor. Komili Zeytinyağı’nın katkılarıyla derlenen yemek kitabı, Ege’nin, ağız tadını sağlıkla buluşturan yöresel yemeklerini “Ege Lezzetleri” adıyla Türkiye’nin beğenisine sunuyor. Türkiye’de zeytinyağının en yoğun kullanıldığı bölge olan Ege bölgesinin yöresel lezzetlerini yaygınlaştırmak amacıyla hazırlanan kitabın tanıtım toplantısı Feriye Lokantası’nda yapıldı. Toplantıda kitapla ilgili olarak bilgi veren Unilever Pazarlama Müdürü Emre Sayın, Türkiye’de zeytinyağının kullanımı konusunda Ege Bölgesi’nin diğer bölgelere göre daha ileride olduğunu söyledi. UZK: Türkiye zeytinyağı konseyine geri dönsün Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (UZK) Başkanı Fausto Luchetti, Türkiye’nin 1998 yılında konseyden ayrıldığını hatırlatarak, “‘Türkiye’nin konseyden ayrılması bizi çok üzdü. Bu, dönemin siyasi iktidarının kararıydı, umarız tekrar aramıza döner” dedi. Luchetti, Türkiye’nin dünya zeytinyağı üretiminde Avrupa Birliği (AB) ve Tunus’tan sonra gelen en büyük üretici ülke olduğuna dikkati çekti. Luchetti, UZK’nın Türkiye’de zeytinyağı üretim ve tüketimini artırmaya yönelik geniş bir tanıtım kampanyası başlatmak üzere kaynak ayırdığını, ancak bunun da reddedildiğini dile getirerek, “Türkiye’de zeytinyağı tüketiminin artmasını istemeyen bazı çevreler, hükümet üzerinde etkin lobi faaliyetleri yaparak, UZK’dan ayrılma kararında etkili oldu” diye konuştu. Luchetti, şunları söyledi: “Türkiye’nin konseyden ayrılmasını hâlâ anlamış değiliz. Çünkü konsey Türkiye’nin kendisinden istediğinin fazlasını vermeye hazır. Türkiye’ye sektör temsilcileriyle görüşmek ve tekrar Türkiye’nin konseye katılmasının yollarını aramak için geldik. Türkiye gibi zeytinyağı üretiminde önemli bir ülkenin bunun dışında kalması anlaşılır gibi değil. Sektör temsilcileri, Tariş ve Ege İhracatçı Birlikleri şimdi UZK’ya katılma konusunda hemfikir. Bu kesim, siyasi iradeye etki yaparak, UZK’ya üye olma konusunda tekrar karar vermesini sağlamalıdır.” Ege İhracatçı Birlikleri Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Şevket Aksoy da, Türkiye’nin UZK’ya girmesinin yararına inandıklarını ifade ederek, bu konuda sektörün tam bir görüş birliğine vardığını söyledi. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin ise, Türkiye’nin konseyden çıkma kararına başından beri karşı çıktıklarını belirtti.Zeytinyağlı sevenler yaşadı Usun süredir ABD’de devam eden araştırmalar, bol bol zeytinyağlı yiyenler için sevindirici sonuçlar ortaya çıkardı. Chicago’da bulunan Feinberg Üniversitesi’nde, Dr. Javier Menendez başkanlığındaki heyet tarafından meme kanseri hücreleri üzerinde yürütülen araştırmalarda, zeytinyağının içinde bulunan “oleik asid”in, kanseri körükleyen genleri yüzde 46 oranında azalttığı ve başta meme kanseri olmak üzere bazı kanser türlerinin oluşumunu engellediği tesbit edildi. Kalp riskini de azaltıyor İngiltere’nin ünlü The Times Gazetesi’nde de yer alan habere göre; oleic asid, ‘Her-2/neu’ adlı knser geninin tehlike seviyesini indirgemekle kalmyor, ayrıca meme kanseri tedavisinde kullanılan ‘Herceptin’ adlı ilacın etkilerini de arttırıyor. Araştırmayı yürüten uzmanlar, ‘Akdeniz diyeti’ adı verilen ve ağırlıklı olarak saf zeytinyağlı yemeklerin bulunduğu beslenme şeklinin, kanserle birlikte erken yaşlanma ve kalp krizi riskini de azalttığına dikkat çekiyorlar. Zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki yararları, geçtiğimiz Kasım ayında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından resmen kabul edilmiş ve bir bildiri ile bütün dünyaya duyurulmuştu. http://www.komilizeytinyagi.com.tr |
Copyright Sanalalan.com 2006, All right's Reserved. Kadinlar |