|
![]() | |
www.Sanalalan.com Ekonomi siteleri Döviz Büroları |
| Ahlatçı Döviz ve Kıymetli Madenler A.Ş. Döviz Büroları Ahlatçı Döviz ve Kıymetli Madenler bilezik yüzük küpe elmas pırlanta pirlanta çorum kuyumcu sarraf altın ahlatçi. http://www.ahlatci.com.tr |
| Aycan Döviz İstanbul Döviz Büroları 25 Yıl öncesinde Kapalıçarşı kökenli olarak kurulan Aycan Şirketler Topluluğu 1998 yılı sonu itibarıyla bünyesinde 6 Şirket barındıran büyük bir yapılanma içine girmiştir. Şirket'in ortakları arasında isin sahibi olan İbrahim AYCAN ve Petrol Kimya A.Ş.'nin sahibi olan H. Hüseyin DÜLGERBAKİ en büyük paylara sahip bulunmaktadır.Kasım'da mali piyasalarda başlayan kriz nedeniyle 7 milyar dolara yakın döviz satmak zorunda kalan ve döviz rezervi kritik noktaya doğru yaklaşan Merkez Bankası'nın şimdi kasası dövizle doldu. Banka'nın rezervi Ağustos 1999 krizinden sonra ilk kez yeniden 25 milyar dolar sınırına yükseldi. 26 Aralık itibariyle 24.2 milyar dolar düzeyinde kalan Banka'nın toplam dış varlıkları bu yılın ilk üç iş gününde toplam 5.2 milyar dolar arttı. Dış varlıklar 4 Ocak'ta 29.4 milyar dolara ulaştı. Dış varlıklarda yaşanan bu artışın yaklaşık 2.4 milyar doları, Merkez Bankası'nın 2 Ocak, 3 Ocak ve 4 Ocak günlerinde yaptığı net döviz alımlarından geri kalan bölümü ise IMF'den gelen ek rezerv kolaylığı ve stand-by kredisinden kaynaklandı. Böylece Merkez Bankası, kriz döneminde sattığı dövizin 3.8 milyar dolarını geri aldı. Bunun 1.4 milyar doları 6-26 Aralık günleri arasında 2.4 milyar doları ise 2-4 Ocak günleri arasında geri döndü. Bu rakamın 5 Ocak'ta yapılan alımlarla 2.6 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.Hazine iyimser de döviz durmuyor... Önce..’Korkulan olmadı.’ TL borçlanmasında sıkıntı çeken Hazine 154 gün vadeli ihaleden başarıyla çıktı. Ne faiz yükseldi, ne de ihaleye katılım az oldu. İhalenin en kayda değer yanı gelen teklifin 2 katrilyon 626 trilyon lirayı bulmasıydı. Piyasalar faizin yeniden inişe geçeğine inanıyor ki, oluşan faiz oranından faydalanmak istiyor. Çünkü yavaş yavaş da yaşansa faizlerin gevşeyeceği düşüncesi piyasaları sarmaya başladı. Gerçekten talep muazzam. Hazine de bu kadar yüksek talep beklemiyordu. Böylece faizi yüzde 90 psi-kolojik sınırının altında tuttu. Oluşan yüzde 89.83’lük faiz oranı da makul. “Dövizin patronu Merkez” Sonra..İhalenin sonuçlanmasının ardından Hazine yetkililerinin nabzını tuttuk. Hazineciler “paranın gideceği tek adres döviz değil” mesajını verdikleri kanâatindeler. Peşpeşe yapılan iki döviz ihalesine gösterilen ilginin şimdi TL’ye kayacağı görüşündeler. “154 gün dediğimiz beş ayı geçiyor. Az bir süre değil. Üç aylık ihaleleri geride bıraktık. Vadeyi uzatıyoruz. Orta vade denen altı aya yaklaştık. Üstelik faizi yükseltmeden işi yürütüyoruz.” Bunları söyleyen Hazine yöneticileri olumlu yaklaşımdalar. Ama dövizin durumu hakkında renksizler. “Dövizde bir türlü denge sağlanamıyor. 1 milyon 300 bin TL’nin altına neden inilemiyor ?” sorumuza cevap verme yanlısı değiller. Hazineciler dövizde direksiyonun Merkez Bankası’nın ellerinde bulunduğuna dikkat çekiyor. Her ne kadar cevapsız kalsalar da dövizin düşmeyip yukarı doğru hareketi onları da rahatsız etmiş. Bu rahatsızlıklarını “Biz Hazine olarak üstümüze düşeni yaptığımıza inanıyoruz” söylemlerinden çıkarıyoruz. Suçlu: TÜPRAŞ! O zaman döviz neden yükseliyor ? Dövizde son on gündür görülen çıkışın nedeni “bir kamu kuruluşunun alımı” diye değerlendiriliyor. Söyleyelim..O kamu kuruluşunun adı; TÜPRAŞ.. Ağırlıklı olarak TÜPRAŞ’ın ödemelerinde 100 milyon Dolarlık rakamlar sözkonusu..TÜPRAŞ’ın dış ticaret işlemlerini gerçekleştiren Ankara merkezli bankanın dış işlem yöneticileri acaba bu eleştiriye nasıl bakıyor ? Bankacılar bu konuda dediler ki; “Haksızlık. Bankalararası döviz piyasasındaki işlemlere bakıldığında bizim bankamızın alış kotasyonlarının etkileyici ağırlıkta olmayacağı görülür. Dövizdeki yükseliş TÜPRAŞ’a ve bankamıza bağlanamaz.” Bu açıklamayıda alınca ortaya ilginç bir sonuç çıkıyor. Hazine’nin son TL karşılığı borçlanma ihalesinde başarısını herkes kabul ediyor. Hazineciler mutlu. Piyasalar faizlerin gevşeyeceğine ciddi biçimde inanma yönünde. Buna karşılık döviz durulmuyor. Suçlu TÜPRAŞ görülüyor. Bu kuruluşa hizmet veren banka değerlendirmelere hiç katılmıyor. Lütfen İMKB’yi de unutmayalım. Borsa gitmiyor. Endeks yükselmiyor. Yabancıdan alım ordinosu yok. İşlem hacmi çok düşük seviyelerde. O halde ne? Dövizde talep parası olan vatandaştan geliyor. Yabancı bankalardan geliyor. Hazineciler ve Devlet Bakanı Kemal Derviş kabul etmesinler..Döviz cinsinden yapılan iki ihale ve yüzde 12 ile yüzde 11.5’luk net getirili faizin verilmesi dövize yeniden yönelmenin işareti gibi.. Merkez Bankası da bu ihalelerden pek mutlu değilmiş. Borçlanmanın dövize yayılması konusunda Başkan Süreyya Serdengeçti’nin Hazine Müsteşarı Faik Öztrak’a “Bu iş tehlikeli olabilir. Hazine rahat borç bulabilir, bizim rezervimiz öncelikle şeklen güçlenebilir. Ancak ileriki günlerde tehlike yaşamayalım” çekincesini ilettiğini duyduk. Ayrıca ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz kongrede “Ulusal güvenlik konusunu tartışmalıyız” deyince, ortakları Ecevit ve Bahçeli’den gelen olumsuz-sert cevapların piyasalardan çok vatandaşı ürküttüğü de ekonomi çevrelerinde dillendiriliyor. http://www.aycandoviz.com |
| Emper Döviz Kapalıçarşı Döviz Büroları Döviz bürolarımız Kapalıçarşıda, Üsküdarda (Ankara Ekspres Döviz ve Altın Tic. A.Ş. ), Kuşadasında, Bodrumda, Adanada ve Antalyada olup bunların herbirinde tüm para birimlerinden yüksek miktarlarda efektif bulunmaktadır.Serbest bölgeler döviz kazandırıyor Serbest bölgelerde 1999 yılında yüzde 2.2 oranında artışla, toplam 7 milyar 886.6 milyon dolarlık ticaret gerçekleşti. Bir önceki yıl serbest bölgelerin ticaret hacmi 7 milyar 717.8 milyon dolar olmuştu. Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) verilerinden yapılan hesaplamaya göre, geçen yıl en fazla ticaretin gerçekleştiği serbest bölge, 2.5 milyar dolarla İstanbul Deri Serbest Bölgesi oldu. İstanbul Deri Serbest Bölgesi’nde 1998 yılında 2.4 milyar dolarlık ticaret gerçekleşmişti. Geçen yıl en fazla ticaretin gerçekleştiği serbest bölgeler arasında ikinci sırada 2.2 milyar dolarla İstanbul Atatürk Hava Limanı, 1.5 milyar dolarla Mersin Serbest Bölgesi de üçüncü sırada yer aldı. Döviz rezervleri arttı Merkez Bankası’nın döviz rezervleri, Mayıs ayının son haftasında 239 milyon dolar arttı. Merkez Bankası verilerine göre, 2 Haziran’da 23 milyar 605 milyon dolar olan Banka’nın döviz rezervleri, 9 Haziran’da 23 milyar 844 milyon dolara yükseldi. Öte yandan, en son 26 Mayıs tarihli verilere göre, Türkiye’nin toplam brüt rezervleri 36 milyar 641 milyon dolar oldu. 18 Mayıs’ta 36 milyar 743 milyon dolar olan brüt rezervlerde bir haftada 102 milyon dolar azalış kaydedildi. Türkiye’nin toplam döviz mevduatı 28 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında 745 milyon dolar azaldı ve 59 milyar 27 milyon dolara indi. Böylece, yılbaşından beri sürekli dövize yönelen tasarruflar ilk kez TL’ye dayalı yatırım araçlarına yönelmeye başladı. Merkez Bankası verilerine göre sözkonusu 1 haftalık dönemde yurt içi Döviz Tevdiat Hesapları (DTH) 170 milyon dolar azalarak 42 milyar 931 milyon dolara, yurt dışı DTH 215 milyon dolar azalarak 5 milyar 977 milyon dolara geriledi. Kredi mektuplu DTH ile süper döviz hesapları ise 141 milyon dolar azaldı. Bankalardaki toplam mevduat ise 322 trilyon liralık artışla 54 katrilyon 700 trilyon lira oldu. Banka ve aracı kurumların müşterileri ve birbirleriyle yaptıkları repo işlemlerinin hacmi ise 11-18 Ağustos tarihleri arasında 289 trilyon lira azalarak 9,1 katrilyon liraya geriledi. http://www.emperdoviz.com |
| Forex Piyasalarında 24 saat işlem Döviz Büroları Online Döviz İşlemleri Forex Piyasalarında 24 saat işlem. Ücretsiz deneme hesabı açın, deneyin, farkı görün! Güçlü, kendi imalatımız trade platform.1$’dan başlayan hesap, bütün müşterilerimize en uygun alış satış farkı(spread).Yeni döviz sistemimiz Enflasyonist baskılar altında bulunan, gelir dağılımındaki bozukluğu ve işsizliği giderek artan ülkemizin; ekonomik hayatını istikrara kavuşturmak için hükümet birçok yasaların çıkmasını sağlamış ve sağlamakta, aynı zamanda çeşitli kararlar almaktadır. Mesela, işçi emekliliğiyle, vergiyle, bankalarla, yabancı yatırımcıları teşvik ile ilgili yasalar ve 5 bankanın yönetiminin Fon’a alınması, 2000 yılı enflasyonu düşürme programı, basına yansıyan daha birçok döviz, para ve kredi işlerine ait kararlar, bunlara misal teşkil etmektedirler. Kamudaki görevlerimiz dolayısıyla 4 Ağustos 1958 devalüasyonunda yardımcı olarak çalışmış, 10 Ağustos 1970 devalüasyon ve istikrar programlarının oluşmasında, 1977 Eylül’ünde başlatılan fakat koalisyon ortakları arasındaki uyumsuzluk sebebiyle yarım kalan ekonomik programın hazırlanmasında baş sorumlu bürokrat sıfatıyla görev yapmıştık. Şimdi de bir yazar, bir gözlemci sıfatıyla; hükümetin aldığı bütün ekonomik kararların ve uygulamaya başlayacağı yeni kanunların eğer iç siyaset aleminde beklenmeyen bir deprem olmazsa, ülkemize ekonomik bakımdan büyük bir yarar sağlayacağına, bildiklerimize ve geçmişteki tecrübelerimize dayanarak yürekten inandığımızı belirtmek isteriz. Bu arada biz bütün alınan kararlar arasında, bilhassa döviz kurlarının 2002 Aralık sonuna kadarki dönemde Merkez Bankası’nca belirlenmesiyle ilgili olandan çok etkilendiğimizi belirtmek isteriz. Çünkü bu; 1980’den beri üzerinde durduğumuz bir konu idi. Bu sebeple 2.3.1988’de Tercüman’da bu mevzu ile ilgili olarak yazdığımız yazının bir kısmını aynen aşağıda naklediyoruz: “Ekonomik sistemler hazır elbise gibidirler, onu satın alanların bünyelerine uygun hale gelmesi için gerekli düzeltmeye benzer şekilde bunların da aynen değil, ülke yararına uydurularak tatbikata konulmaları şarttır. Biz çeşitli yazılarımızda söz konusu sistemin ‘Birçok ayaklarından iki önemlisini teşkil eden döviz kurlarının belirlenmesi ve faiz serbestisi konularında’ ekonomik bünyemize uygun düşecek tadilât üzerinde durmuştuk. Meselâ ekonomi ve döviz kurları adı altında 9 Haziran 1987’de Tercüman’da çıkan yazımızın bazı bölümleri şöyledir: ‘Bugünkü şartlarda enflasyonun kronik bir hale gelmesi sebebi ile, iktisadi bünyemize uygun değişik bir modelin tesbiti zarureti karşısında bulunduğumuz bir gerçektir... Teorik olarak döviz talebimiz gelirlerimizden daha az seviyeye düşünce paramızın değer kaybının durması mümkün hale gelecektir. Bu konunun şüphesiz bir döviz kazanmak, diğeri de harcama olan iki tarafı vardır... Kur öyle olmalı ki ihracatımız ve dışarı yaptığımız hizmetlerimiz artsın, fakat aynı zamanda bunları da etkileyen ithalatımız gereğinden fazla pahalı bulunmasın.’ Bütün bunları kurlarımızın serbest rekabet ortamının kurallarına göre değil ülke menfaatlerini gözönünde tutarak tarafımızdan belirlenmesinden yana olduğumuzu belirtmek için yazmıştık. Çünkü şahsi inancımız IMF’nin, daha doğrusu zengin ülkelerin uygulamayı dünyaya kabul ettirdikleri şimdiki döviz sisteminin gelişmekte olan memleketlere uygun bulunmadığıdır. Bakınız bu konuda Osmanlı Bankası’nın Türkiye Genel Müdürü’nün 10 Şubat 1988 günkü Tercüman’da yer alan düşünceleri nasıl: “Türkiye için en iyi tercih, Merkez Bankası’nın yönettiği iyi ayarlanmış bir döviz kurudur.” Bütçe müzakereleri dolayısıyla enflasyonla mücadelenin en çok konuşulacağı şu günlerde bununla ilgisinin çok olduğuna inandığımız ‘döviz konusunda’, yetkililerin yeni bir anlayış ve arayış içinde bulunmalarında ekonomik hayatımızın düzelmesi açısından büyük yarar görmekteyiz.” İşte 1988’de yazdığımız bu yazımızda; döviz kurları konusu ile ilgili olarak öne sürdüğümüz teklif, yarından itibaren uygulanma safhasına intikal edeceği için ziyadesiyle memnunuz. Çünkü alınan bu kararın diğerlerinin olumlu sonuç vermesinde rolü çok büyük olacaktır. http://www.ifcmarkets.com/?l=tur |
Copyright Sanalalan.com 2006, All right's Reserved. Kadinlar |